İlerici kişi
bugününü geleceğin başlangıcı olarak görürken, muhafazakâr kişi bugününü
geçmişin son safhası olarak görür. (1927)
Her bilgi
sosyolojisinin ve ideoloji araştırmasının en önemli sorunu tüm düşünce ve
kavrayışın varlığa bağlı olmasıdır.(1927)
İdeoloji ve Ütopya, ideoloji teorisi açısından öncü çalışmalardan
birisidir. Hem konunun derlenip toparlanması hem de meselelere ışık tutulması
bakımından bir temel kaynak sayılabilir. Epistemolojik ve epistemoloji dışı ideoloji
değerlendirmesinin izini süren ve bu eğilimlerin yürüttüğü tartışmalar
doğrultusunda ideoloji teorisini belirgin bir çerçeveye oturtan, ilk olarak
Karl Mannheim olmuştur.
Karl
MANNHEIM (1893-1947)
“Bir ideoloji kuramının ilk ve şimdiye
kadar da son incelemesini üreten kişi”. (Seliger)
Alman-Musevi bir annenin ve
Macar-Musevi bir babanın ikinci oğlu olarak Budapeşte’de dünyaya gelir.
Entelektüel hayata, liseden mezun olduğu yıl “A Szellem” adlı dergiye
yaptığı Hegel çevirileriyle girer ve 1912 yılından
itibaren Budapeşte’de felsefe dersleri almaya başlar. Berlin seyahatleri
sırasında G. Simmel’in ve bir yıl sonra yapacağı
Paris seyahatinde de H. Bergson’un derslerini dinler.
Paris dönüşünde. Budapeşte’de öğrencisi kabul edileceği G. Lukács’ın ve Béla
Balász’ın
da katıldığı “Pazar Buluşmaları”
adı verilen sohbet-tartışma dizilerine katılır. Bir süre sonra ise.
“Tinsel Bilimler Özel Okulu’nda [Freie Schule für Geisteswissenschaften]”
ders vermeye başlar; açılış konuşması “Ruh ve Kültür [Lélek es Kultura-Alm.: Seele
und Kultur]” başlığını
taşımaktadır. 1918 yılında “Epistemolojinin Yapısalcı Analizi [Strukturanalyse
der Erkenntnistheorie]” adlı
Doktora tezini tamamlar ve bir yıl sonra Budapeşte Üniversitesi’nde felsefe
profesörü olarak ders vermeye başlar; fakat aynı yıl Macaristan’daki Beyaz
Terör nedeniyle Viyana-Avusturya ve Freiburg-Almanya
üzerinden Berlin’e kaçmak zorunda kalır. Heidelberg’de
Weber’in etrafında toplanan kişilerin toplantılarına ("Weberkreis")
katılır; bu arada 1921 yılında aşkı ]ulia Lang ile
evlenir. 1925 yılında Heidelberg Üniversitesi Felsefe
Fakültesi’ne “Geleneksel Muhafazakârlık: Bilginin Sosyolojisi Problemine Bir
Katkı [Altkonservativismus. Ein
Beitrag zur Soziologie des Wissens]” adlı
Doçentlik Tezi’ni sunar. 1929’da “Kuşaklar Arası Sorun [Das Problem der Generationen]”; Zürih’te VI. Alman
Sosyologlar Giinü’nde: “Tinsel Alanda Rekabetin Önemi
[Die
Bedeutung der Konkurrenz im
Gebiet des Geistigen]” adlı sunuşunu yapar. Ve
nihayet 1929’da artık adıyla birlikte anılacak olan ve düşünce hayatına büyük
ve ciddi katkısı “İdeoloji ve Ütopya [Ideologie und
Utopie]” yayımlanır. (1936'da İdeoloji
ve Ütopya-Bilgi Sosyolojisi’ne Giriş adıyla İngiltere ve Amerika’da
yayımlanır.) 1933 yılında, “Ekonomik Başarı Hırsının Özü ve Önemi Üzerine [Über das Wesen und
die Bedeutııng des wirtschaftlichen Erfolgsstrebens]” adlı çalışması
yayımlanır. Kısa bir süre sonra ise. Faşistler tarafından mesleğinden çıkartılır; ve Mannheim. Amsterdam
üzerinden Londra’ya kaçar, London School of Economics and Political Science’de iş
bulur. 1933-45 yılları arasında burada dersler verir.
1935 yılında mali nedenlerden dolayı tamamlanamayan Kitle Demokrasileri ve
Diktatörlük adlı bir araştırma projesine katılır. 1938 yılında “Yeniden
Yapılanma Çağında İnsan ve Toplum [Mensch und Gesellsclıaft im Zeitalter des Umbaus]” adlı çalışması yayımlanır. 1945-47 yılları arasında ise aynı üniversitenin Eğitim
Enstitüsü’nde felsefe ve eğitim sosyolojisi profesörü olur. Mannheim.
1947 yılı Ocak’ında Londra’da ölmüştür. “Özgürlük. İktidar ve Demokrasi
Planlaması [Freedom,
Power, and Democratic Planning]”-1950- adlı çalışması ölümünden sonra
yayımlanmıştır.
Mehmet
OKYAYUZ
Halen Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyeliği görevini sürdürüp
Siyasi Düşünceler/Teoriler, Ideolojiler, Sosyal
Politika ve Göç alanlarında ders veren Mehmet Okyayuz;
Paris, Berlin, Heidelberg ve Marburg
üniversitelerinde Siyaset Bilimi, Felsefe ve Sosyoloji eğitimi görmüştür.
İÇİNDEKİLER
Çevirmenin
Notu ya da ‘Mannheim’ı Okurken
SUNUŞ: Karl Mannheim’da Bilgi Sosyolojisi ve İdeoloji Teorisi
Karl Mannheim’ın Etkinliğinin İki Evresi
Bilgi
Sosyolojisi
İdeoloji ve
Ütopya
I. BÖLÜM Problematiğe
İlk Yaklaşım
1.
Düşüncenin Sosyolojik Kavramsallığı
2. Modern
Bir Kategori Olarak Düşünme Fiili
3.
Epistemoloji, Psikoloji ve Sosyoloji ile İlgili Modern Gözlem Tarzlarının
Kökenleri
4.
Günümüzün Problemi Olarak Kolektif Bilinçdışının Kontrolü
II. BÖLÜM İdeoloji ve Ütopya
İki
İncelemenin İçsel İlişkisi
Başlamadan
Önce: Kavramsal Bir Açıklama Gereksinimi
İdeoloji
Kavramının Anlamsal Değişiminin Tarihi Üzerine
Bütünlükçü
İdeoloji Kavramı, Bilincin Tinsel Bilimlerle İlgili Alanını Sorgular
“Yanlış
Bilinç” Problemi
İdeoloji
Kavramının Genişlemesi Sonucu Yeni Bir Diyalektik Durumun Oluşumu
Değer Serbestisine Sahip İdeoloji Kavramı
Değer
Serbestîsine Sahip ideoloji Kavramının Değerlendirici Olana Geçişi
Değer Serbestisine Sahip İdeoloji Kavramının Arkaplanını
Oluşturabilecek İki Tipik Ontik Kararın Karakteristiği
“Yanlış
Bilinç” Probleminin Tekrar Tekrar Ortaya Çıkması
İdeoloji ve
Ütopya Düşüncesinde Gerçeklik Aranmaktadır
III. BÖLÜM Bilim Olarak Siyaset Mümkün
mü?
Şu ana
kadar siyasal bir bilim niçin yoktu?
Bizzat İdrak’ın Politik ve Toplumsal Temellendirilmişliği Savının
İspatı
Sentez
Problemi
Sentezin
Taşıyıcısına İlişkin Problem
Siyasî
Bilginin Özelliği Üzerine
Siyasî
Bilginin Başkalarına Aktarılabilirliği Üzerine
Bilgi
Sosyolojisinin Üç Yolu
IV. BÖLÜM Ütopik Bilinç
A. Temel
Olguların Aydınlatılmasına İlişkin Deneme
Ütopya, İdeoloji
ve Gerçeklik Problemi
B. Ütopik
Bilincin Şekildeğişimi ve Yeniçağ Gelişimindeki Aşamaları
I. Ütopik
Bilincin İlk Şekli: Anababtistlerin Sefahatçı Kiliazm’i
II. Ütopik
Bilincin İkinci Şekli: Liberal-Hümaniter Tasarı
III. Ütopik
Bilincin Üçüncü Şekli: Muhafazakâr Tasarı
IV. Ütopik
Bilincin Dördüncü Şekli: Sosyalist-Komünist Ütopya
V. Günümüzdeki
Durum
V. BÖLÜM Bilgi Sosyolojisi
1. Bilgi
Sosyolojisinin Özü ve Etki Alanı
a) Bilgi
Sosyolojisinin Tanımı ve Sınıflandırılması
b) Bilgi
Sosyolojisi ve İdeolojiler Öğretisi
2. Bilgi
Sosyolojisinin İki Parçası
a) Bilginin
Varoluşa Bağlılığı İle İlgili Bir Teori Olarak Bilgi Sosyolojisi
Varoluşa
Bağlılığın Gerçekliği Hakkındaki öğreti
Bilgi
Sosyolojisinin Yapısı ve Gücünün Niteliği
b) Bilgi
Sosyolojisinin Epistemolojik Sonuçları
Eleştirel
Bölüm
3. Hâkim
Epistemolojik Yaklaşımın Kısmîliğinin Belirlenmesi
a) Sağın
doğa bilimleriyle ilgili düşünsel paradigma
doğrultusundaki yönelim
b) Hakikat kavramı ile tarihsel-toplumsal
“varoluşsal durum” arasındaki ilişki
4. Bilgi
Sosyolojisinin Pozitif Rolü
5. Bilgi
Sosyolojisi Alanında Tarih ve Sosyolojiyle İlgili Araştırma Yapmanın Çalışma
Teknikleriyle İlgili Problemleri
6. Bilgi Sosyolojisi Tarihine Özet Bir
Bakış
Karl Mannheım’ın
Eserleri
Dizin
Çevirmenin
Notu ya da ‘Mannheim’ı Okurken
1. Mannheim,
okuyucusunun işini kolaylaştırmaz, örneğin kav-ramları açığa kavuşturmak için
çok fazla dipnot kullanmaz. “Okur, soyut düşünce yeteneğiyle (bilgilenme süreci
diyebileceğimiz) an-lamayı ve anlamlandırmayı kendisi yapmalıdır” dercesine
yazar. Mannheim, bu çeviri sürecinde böyle okundu ve
belli başlı kavram-lar da bu yüzden
“somut”laştırılmadı. Örneğin Mannheim, soyutlaş-tırarak kullandığı “serbestçe süzülen entelijensiya”
(freischwebende Intelligenz)
kavramı yerine “sınıfsız” ya da “kökensiz entelijensiya”
demeyi tercih etmez. ‘Muhtemelen’ Mannheim’da bunun
iki nedeni vardır:
Birinci neden, klasik bilim adamı
edasından kaynaklanmaktadır. Mannheim, bu bağlamda,
kendi düşünsel alanını toplumsal belirlenmiş-likten
“bağımsız” biçimde yaratmaya çalışmaktadır. Buna bağlantılı olarak, yaşamsal
trajedisinin en önemli nedenlerinden biri de bilimin “bağımsızlığına” (ve
aydınlanmacı misyonuna) inanıyor olmasıdır. Ki,
Almanya’daki faşizmin 1929’dan sonraki süreçte ayak seslerinin iyice duyulduğu
sıralarda, inandığı bilim camiasının önemli bir kısmı faşizmi dolaylı ya da
dolaysız yollardan desteklediği bilinmektedir.
İkinci neden ise daha teorik bir
vurguya sahip olmakla birlikte il-kiyle ilintilidir. Mannheim, geliştirdiği bilgi sosyolojisi bağlamında bilimin
âdeta kendine ait, “özerk” bir anlatma/anlama mekânına sahip olduğuna işaret eder.
Bilim dünyası Manheim’da bir bilim “evren”ine dönüşür
ya da –daha doğrusu– yüceltilir: Dünyanın içinde olup aynı zamanda dünyanın çok
ötesinde bir yerden betimler, tanımlar ve çö-zümler.
2. Mannhein’ın
yukarıda söylenenlerle bağlantılı olarak, dili “so-yut”
kullanması; salt kendi seçimi sonucunda olmaktan çok, o döne-min “akademi” düşünürlerinin (öz)konumlandırılmalarından
kaynak-lanmaktadır. Mannheim’ın
dili, bize o dönemin entelektüelleri hak-kında ipuçları vermeye de yarar.
Kavramları konuşur, hattâ – Marx‘ın sözüyle: Kavramlar ideoloji yapmaya yarar. Mannheim’ın ideolojik duruşunu anlayabilmek için onun
dilini konuşturmalıyız.
De Ki / 41
İdeoloji ve Ütopya
(Ideologie und Utopie)
Karl Mannheim
© De Ki Basım Yayım Ltd. Şti., 2008
© Vittorio Klostermann, Frankfurt am Main 1995 (8th edition)
846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri
Kanunu uyarınca her hakkı saklıdır. De Ki Basım Yayım Ltd. Şti.’nin
yazılı izni olmaksızın kısmen veya tamamen
çoğaltılamaz.
Almanca’dan Çeviren: Mehmet Okyayuz
Yayına Hazırlayan: Sinem Umman
Teknik Hazırlık: Binali
Mansur
Kapak Tasarımı: İLEF Reklâm Atölyesi
Baskı: Cantekin
Matbaası (0 312 384 3435)
Birinci Baskı: Nisan 2009 (1100 Adet)
ISBN: 978-9944-492-39-3
Bandrol Seri No Aralığı: SKB-VOE 620486’dan, SKB-VOE 621585’e kadar.